Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Tarımsal Bilgi

2 tane "büyükbaş" etiketli yazı bulundu "büyükbaş" tagli diger ogeler resimler , videolar

Büyükbaş Hayvan Yetiştiricilinde Barınak Seçimi

 

Serbest duraklı ahır Yarı Açık Sistem Ahır Açık Sistem Ahır açık sistem sundurma

Sığır yetiştiriciliğinde en önemli çevre koşullarında birisi barınakların durumu ve uygun barınak tipi seçimidir. Bir hayvancılık tesisi kurarken üretim yapmayı düşünülen yörede üretilen ürünlerin (et-süt) uygun fiyatlarla ve kesintisiz olarak her an satabilecekmiyiz ? sorusuna cevap verilmesi gerekir. Bu soruya olumlu cevap verebiliyorsak ikinci aşamada yeterli kapasite miktarı belirlemek gerekir. Bunun içinde işletmenin yararlanacağı çayır mera varlığı ve kaba ve kesif yem üretim olanakları göz önünde bulundurulmalı, kapasite buna göre belirlenmelidir. Bir işletmenin giderlerinin % 65-70’i yem girdisi tutmaktadır. Bu durumda girdi maliyetlerini aşağıya çekmek işletmenin ekonomik üretim yapmasını sağlamak için yem üretimini işletmenin kendisinin gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Barınak sistemi seçiminde etkili ve önemli faktörlerden birisi iklimdir. Besi için en uygun sıcaklık +4 C ila +24 C arasındadır. -20 C’nin altı ile +32 C’nin üstü ise arzu edilmeyen sıcaklıklardır. Süt inekçiliğinde ise sıcaklık +10 C ile +24 C arasındadır.

Bir diğer göz önüne alınması gereken unsurda sermaye miktarıdır. Sermayenin tümü barınak yapımına aktarılmamalı, barınak yaptıktan sonra işletme sermayesi içinde para gerekecektir. Onun için en ekonomik şartları sağlayan barınak tipi seçilmelidir.

Barınak tiplerini üçe ayırabiliriz.

1- Kapalı Sistem

2- Yarı Açık Sistem

3- Açık Sistem

Akdeniz, Ege, Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yarı açık sistem ve açık sistem seçilebilir. Ancak bu bölgelerin özellik arz eden sert iklim karakterli yörelerinde ve Doğu Anadolu Bölgesinde kapalı sistem tercih edilebilir.

Kapalı sistem barınakların bazı önemli sakıncaları vardır;

-Sabit bağlama ve hareketsizlik sığırın hastalıklara karşı direncini çoğaltır.

-Özellikle uzun süreli besilerde romatizmal eklem hastalıkları ve kemik bozuklukları şekillenir. Bu durum sığırın yem yemesini etkiler ve canlı ağırlık artış hızını yavaşlatır.

-Sığırların önünde otomatik suluk mevcut değilse su içmeleri kısıtlanır.

-Yaz aylarında sıcak bölgelerde besi yapma mümkün değildir.

Kapalı ve sabit duraklı ahırların bazı avantajları da vardır.

Bunlar;

-Bu tip ahırlarda sığırlar bağlandığından, sığırların kontrolü ve temizlik kolaydır.

-Her sığırın canlı ağırlığına göre hesap edilen yem miktarı kontrollü bir şekilde verilebilir.

-Sığır tamamen hareketsiz olduğundan karkasları daha fazla yağlı olur. Buna bağlı olarak ta et randımanları, serbest dolaşımlı ahırlarda beslenen sığırlara oranla 2-3 puan daha yüksek olur.

Açık sistemli barınakların da çok önemli avantajları vardır. Bu avantajlar şöyle sıralanabilir;

-Ahır yapımı için fazla yatırım gerektirmez. Kapalı ahırlara oranla en az %70 daha ucuza yapılabilir.

-İşçilik giderleri çok azdır.

-Bu sistemde yılın 12 ayı besi yapılabilir.

-Sığır sağlığına çok uygundur. Sığırlar hastalıklara dirençli olurlar. Sığırlarda tırnak uzamaları şekillenmez. Ayak ve eklem hastalıkları çok az görülür.

-Bu sistemde sığırlar yemleri iştahla yerler ve canlı ağırlık artış hızları daha fazla olur.

-Bu tip ahırlarda beslenmiş sığırların karkasları daha kaliteli olur.

-Karkasları aşırı yağlı değildir.

Açık sistemde kış soğuklarında hayvanın hastalanmasından korkulur. Ancak uygun besleme koşulları ile -17 C de bile yeterli canlı ağırlık artışı sağlanabilir.

TÜİK`den 2007 Hayvansal Üretim İstatistikleri

koza-1 yumurta kovan inek

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2007 yılına ilişkin hayvansal üretim rakamlarını açıkladı. Türkiye`de geçen yıl büyükbaş hayvan sayısında yüzde 1,36 artış, küçükbaş hayvan sayısında ise yüzde 1,55 azalış yaşandı.Ayrıntılar şöyle:

Buna göre, geçen yıl bir önceki yıla göre büyükbaş hayvan sayısı yüzde 1,36 artış göstererek 11 milyon 121 bin 458 baş olarak gerçekleşti. Büyükbaş hayvanlar arasında yer alan sığır sayısı yüzde 1,52 artarak,11 milyon 36 bin 753 baş olurken, manda sayısı yüzde 15,73 azalarak 84 bin 705 baş olarak gerçekleşti.

2007 yılında bir önceki yıla göre küçükbaş hayvan sayısı yüzde 1,55 oranında azalış gösterdi.

Koyun sayısı geçen yıl, bir önceki yıla göre yüzde 0,55 azalarak 25 milyon 475 bin 293 baş, keçi sayısı yüzde 5,37 gerileyerek 6 milyon 286 bin 358 baş oldu.

2007 yılında bir önceki yıla göre kümes hayvanları sayısı yüzde 21,89 oranında azalış gösterdi.

Kümes hayvanlarından tavuk, hindi ve ördek sayısı geçen yıl bir önceki yıla göre sırasıyla yüzde 22,07, yüzde 17,11 ve yüzde 8,19 oranında azalırken, kaz sayısı yüzde 23,25 oranında artış yaşandı.

ET VE YUMURTA ÜRETİMİNDE ARTIŞ

Türkiye `de geçen yıl kırmızı et, süt, beyaz et ve yumurta üretimi bir önceki yıla göre artış gösterdi.

Geçen yıl kırmızı et üretimi, 2006 yılına göre toplamda yüzde 31,54 oranında artarak 576 bin 841 tona ulaştı. Bu miktarın yüzde 74,96`sını sığır eti , yüzde 20,47`sini koyun eti , yüzde 4,22`sini keçi eti ,

yüzde 0,34`ünü ise manda ve deve eti oluşturdu.

Süt üretimi, 2007 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,16 artarak 12 milyon 329 bin 789 ton olarak gerçekleşti. Bu miktarın yüzde 91,48`ini inek sütü, yüzde 6,35`ini koyun sütü ve yüzde 1,93`ünü keçi sütü, yüzde 0,25`ini ise manda sütü kapsadı.

Beyaz et üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 17,67 arttı ve 1 milyon 99 bin 920 ton oldu. Bunun yüzde 97,14`ünü tavuk eti , yüzde 2,86`sını hindi eti içerdi. Tavuk yumurtası üretimi geçen yıl yüzde 8,16`lık bir artış gösterdi ve yaklaşık 12,7 milyar adet oldu.

Yapağı, kıl, tiftik, bal ve yaş ipek kozası üretimi 2007 yılında azalırken, deri ve balmumu üretimi arttı .

ÜRETİLEN DERİ SAYISINDA ARTIŞ

Türkiye `de 2007 yılında üretilen deri sayısı, bir önceki yıla göre toplamda yüzde 31,26 artarak 10 milyon 413 bin 324 adet olarak gerçekleşti.

Yapağı üretim miktarı çok az bir oranda azalış göstererek 46 bin 774 ton oldu. Kıl üretim miktarı 2007 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7,04 azalarak 2 bin 536 ton olarak belirlendi. Tiftik üretimi, geçen

yıl yüzde 13,5`lik azalış göstererek 237 ton olarak belirlendi.

BAL ÜRETİMİ VE İPEKBÖCEKÇİLİĞİ AZALDI

Bal üretiminde kovan sayısı, geçen yıl yüzde 0,54 azalarak 4 milyon 825 bin 596 adete ve bal miktarı da yüzde 11,82 gerileyerek 73 bin 935 tona düştü. Balmumu ise yüzde 10,13 oranında artış gösterdi ve 3 bin 837 ton oldu.

İpekböcekçiliği faaliyeti yapan köy sayısı 2007 yılında yüzde 9,01 azalarak 212 olarak belirlendi. İpekböcekçiliğiyle uğraşan aile sayısı da yüzde 10,01 oranında azalarak 2 bin 274 olarak saptandı.

Açılan tohum kutusu sayısı yüzde 7,47 düşerek 5 bin 273 olurken, yaş ipek kozası yüzde 1,57 oranında azaldı ve 125 ton olarak gerçekleşti.

Hayvansal Üretim İstatistikleri

Web Stats